Okul Fobisi

1 milyonu aşkın öğrencide okulla tanışma hazırlıkları başladı. Ancak, ev ve anneden ilk büyük ciddi ayrılık olarak çocukların yaşamında iz bırakan bu dönem, çocuklarda okul fobisine yol açabilir

Okula başlamak, bir çocuk için ailesinin dışındaki sosyal çevreye girişinin de ilk adımıdır. Hem çocuk hem de aile açısından heyecan verici ama kimi zaman da ürkütücüdür. Okula başlamak zihinsel,bedensel ve duygusal açıdan bir hazır oluş durumu da gerektirmektedir. Çocuğun yaşamında ailesinin dışındaki ilk toplumsal kurum okuldur. Bu aile için de çok önemlidir.

Okula hazırlık demek aslında aile olarak hazırlıklı olmak demektir. Aileler her ne kadar hazır olduklarını iddia etseler de yaşadıkları korku ve gerginliği çocuklarına yansıtmaktadırlar .Korku ve gerginlik bulaşıcıdır.Çocuklar anne babanın bu duygularını çabuk fark eder ve onlar da bu korku ve gerginliği yaşayabilirler. Bu nedenle anne baba rahat ve sakin olarak ve bazı küçük önlemler alarak okulun ilk günlerinin yarattığı sıkıntıyı en azından azaltılabilirler.

  • Okula başlamadan çocukla birlikte mümkünse okul birkaç kez gezilmeli ve çocuk mutlaka öğretmeniyle tanıştırılmalıdır.
  • Kıyafetleri dışındaki kitap, defter, kalem gibi kırtasiye ihtiyaçları çocukla birlikte alınmalı ve onun istekleri öncelikli olmalıdır.
  • Çocuğa güven verilmeli, rahatlatılmalıdır.
  • Öncelikle aile sakin davranmalı, kendi yaşadığı heyecanı ve kaygıyı çocuğa yansıtmamalıdır. Çünkü çocuklar heyecanlandıkları, kaygılandıkları her sefer size bakacak ve sizin tepkilerinizi izleyecektir. Bu nedenle ne kadar gergin olursanız olun sakin ve rahat görünmeniz en önemli noktadır.
  • Okul çıkışında onu alacağınızdan ve yine birlikte eve gideceğinizden emin olmasını sağlayın. Bazen çocuklar, annelerinden ayrıldıklarını hep okulda kalacaklarını ve bir daha eve dönmeyeceklerini düşünerek kaygılanabilirler. Bu biz yetişkinler için saçma bir düşünce olsa da karşımızdakinin 6 yaşında bir çocuk olduğunu ve ilk kez sosyal bir ortama girdiğini unutmamak gerekir.

Çocuğu okula hazırlamak için yapılan tüm uğraşılara karşın ilk gün gözyaşları engellenemeyebilir. Bunun bilincinde olarak çocuğa karşı kararlı bir tavır izlemek ve hiçbir şeyin durumu değiştirmeyeceğini bilmesini sağlamak önemlidir. Kararlı olurken sabırlı ve sevecen bir tutum sergilemek en önemli kuraldır.

OKUL FOBİSİ

- Okul fobisi nedir?

Şiddetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz olmasıdır. Çocuk özellikle okul saatleri yaklaştığında sıkıntı artışı, mide bulantısı, karın ya da baş ağrısı gibi çeşitli bedensel yakınmalar bildirerek okula gitmemek ve kendisini evde tutabilmek için çaba harcar. Çocuk tarafından bu tür yakınmalar genelde sabah uyanır uyanmaz bildirilir ve anne-babayı ikna ettiğini, okula gitmeme kararının verildiğini anladığı anda da kendiliğinden kaybolur. Öte yandan, okul günleri ve okula gitme saatleri geldiğinde kendisini gösteren bu yakınmalara ek olarak, çocuk diğer zamanlarda da iştahsızlık, keyifsizlik, uyku düzeninin bozulması, içe kapanma, özellikle yabancılarla iletişime girmeye karşı direnç gösterme gibi tepkilerde bulunabilir.”

En sık okulların yeni açıldığı Eylül-Ekim aylarında ve 6-8 yaş gibi ilkokula başlangıç döneminde görülür. Yine okula başladıktan sonraki yıllarda, örneğin 11-12 yaşlarda okul değişikliğinin gündeme geldiği dönemlerde de ortaya çıkabilmektedir. . Genellikle okul fobisi görülen çocukların, anneden ayrılma kaygısını yoğun biçimde yaşayan, ebeveynlere aşırı bağımlı olduğu gözlemlenmektedir. Kaza, hastalık, ameliyat, okul arkadaşının gidişi, bağlı olduğu akrabanın hastalığı veya ölümü, ebeveyn boşanması, maddi sorunlar, aile içi şiddet ve kardeş doğumu gibi durumların arkasından da başlayabilir. Bu çocuklar genellikle evde rahat ve huzurluyken okulda aşırı kaygılı ve huzursuzdur.

-Okul korkusu ne zaman fobi olarak adlandırılır?

Bazı korkular çocuklarımızın gelişimi ve yaşantılarını olumsuz yönde etkiler. Okul korkusu da bunlardan biridir. Bu durum birkaç haftayı geçmedikçe normal olarak kabul edilir ve okul fobisi olarak adlandırılmaz. Ancak birkaç hafta sürdüğünde ve çocuğun okuldan soğumasına yol açtığında, evde uygulanan yöntemlerden hiçbir sonuç alınamadığında, okula bakış çocuk için bir tür fobiye dönüşmüştür denebilir.

- Okul fobisi yaşayan ailelere öneriler?

  • Okulda olduğu zamanlardaki ayrılığın geçici olduğunu anlatılmalıdır.
  • Çocuk okula gideceği gün, aile üyelerinin sıradan bir günmüş gibi davranmaları, korkuyu çağrıştıracak ya da tetikleyecek davranımlardan uzak durmaları gerekmektedir.
  • Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, gerekli açıklamaları yapıp, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir.
  • Sabırlı, tutarlı ve kararlı bir tavır içinde olunuz. Sorunu görmezlikten gelmek ve bir sonraki yıla havale etmek; ancak çözümü zorlaştırır.
  • Okul korkusuyla baş etmede yapılacak ilk iş çocuğun olabildiğince çabuk okula geri dönmesidir.
  • Çocuğu okula gitme zorluğu nedeniyle cezalandırmayın, küçük düşürücü sözlerle aşağılamayın. Çocuğun bunaltısı ile oluşan belirtileri şımarıklık, ilgi çekme arzusu ya da sizi kızdırmak için yapılan davranışlar gibi yanlış yorumlamaktan kaçının.
  • Çocuğunuz okula geç kaldığında, servisi kaçırdığında, mutlaka onu okula göndermek için başka çözümler geliştirin ve en kısa zamanda okula gönderin. Bazen çocuğunuz kendiliğinden eve dönebilir, bu durumda da yapmanız gereken onu okula geri göndermektir.
  • Okula gitmediği için çocuk suçlanmamalıdır. Bu sıkıntılı durumun geçici olduğunu, bazı başka çocuklarda da görüldüğünü ve kolaylıkla iyileştiğini çocuğa anlatılmalı. Evde drama yaparak okuldaki ilişkiler canlandırılabilir. Anne kendi öğrencilik fotoğraflarını gösterebilir.
  • Çocuğun kaygıları ve korkuları üzerinde konuşmasına fırsat tanımak gerekir. Böylece çocuk hem sıkıntısını paylaşmanın hem de anlaşıldığını hissetmenin verdiği rahatlıkla, olayları daha olumlu değerlendirebilir. 
  • Çocuğun akranlarıyla ilişki kurma yönünde cesaretlendirilmesi, bu tür ortamların oluşmasına taban hazırlanması gerekir.

- Ne zaman profesyonel yardım alınmalı?

Okul fobisi kendini gösterdiğinde ve ailenin çabaları sonuçsuz kaldığında, çocuk okula gitmeyi ciddi biçimde reddediyorsa, bir çocuk psikiyatrisine danışılmalıdır.

Tedavi geciktirildiğinde süreç uzayabileceği gibi başka psikiyatrik sorunlar da duruma eklenebilir. Yapılan araştırmalar küçüklüğünde okul fobisi gösteren çocukların bir kısmının ileriki yaşlarda sosyal fobi tanısını aldıklarını göstermiştir. Erken müdahale edilmesi çocukların bu sorun nedeniyle yaşayacakları sosyal ve akademik olumsuzlukları en aza indirgeyeceğinden aile ve öğretmenlere bu konuda önemli görevler düşmektedir.