Kardeş Kıskançlığı

Çocuklarımızın Kardeş İlişkilerini Nasıl geliştirebiliriz?

Yaşamımızın ilk yıllarındaki ilişkilerimizin; kişiliğimiz, benlik kavramımız ve bütün hayatımız boyunca yapacağımız seçimler üzerinde çok önemli etkileri vardır. Çocuklar ilk önce anne babaları ve kardeşleri ile ilişki kurar.

Çocuk ve ergen psikiyatristi olarak ailelerden ‘’ hep kardeş istiyordu, onun için 2. çocuğu yaptık, kardeşten sonra huyu çok değişti, ne ayrı ne de birlikte olabiliyorlar, hem birbirlerini çok seviyorlar, ayrı kalamıyorlar, hem birlikte iken sürekli kavga halindeler’’ şeklinde yakınmaları çok sık duyuyorum. Anne babalar için kardeşler arasındaki ilişkilerin dinamiğini anlamak, aile içinde olumlu ilişkilerin gelişmesini sağlama fırsatı verecektir. Ayrıca, çocuklarınız birbirlerine sağlıklı ve sevecen bir şekilde bağlıysa, ebeveyn olmaktan büyük keyif alacaksınız.

Kardeşler kıskançlığı normal midir?

Kardeşler arasındaki rekabet onların birbirlerine karşı olumsuz duygular hissetmelerinden değil, anne baba tarafından daha fazla sevilme ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Her çocuk en çok ve en iyi şekilde sevilmek ister. Çocuklar arasındaki mücadeleyi kamçılayan da anne babanın paylaşılamayan sevgi, onay ve ilgisidir. Bu nedenle kardeş rekabeti son derece doğal olduğunu kabul etmek, nedenlerini anlamak baş etme becerilerini geliştirmek son derece önemlidir.

Kardeşi doğduktan sonra büyük çocuğa nasıl davranalım?

Büyük çocuğun yeni doğan kardeşiyle ilgili duygularını tanımlayın. ‘kardeşin olduğu için çok şanslısın’ gibi bekkide onun hiç katılmadığı ifadeler yerine onun zor durumunu anladığınızı gösteren ‘Bebek uyurken sessiz durmanın senin için çok kolay olmadığını biliyorum’ demek daha uygundur.

Bütün suçu bebeğe atmayın. Sürekli olarak ‘şimdi parka gidemeyiz çünkü bebek uyuyor….’denilmesi Çocukta ‘bebekten başka bir laf duymuyorum, bebek yüzünden eğlenceli bir şey yapamaz olduk’ isyanına neden olur. Başka bir neden bulun. örn.‘parka baban gelince gidebiliriz’ gibi .

Hayır yapma dur demeyi sözlüğünüzden çıkarın; Çocuklarda ki bebeğe karşı pek de yumuşak olmayan bir şekilde dokunma isteğine karşı, ‘hayır dur’ demektense, çocuğun bizim kontrolümüzde kardeşine dokunmasına ve hissetmesine izin vermek, eğer zarar veriyorsa çocuğun ilgisini başka bir yöne çekerek bebekten uzaklaştırmak daha doğrudur.

Kardeşiyle ilgili doğru bir davranışta bulunduğunda olumlu şeyler söyleme fırsatını kaçırmayın. ‘’kardeşine ne kadar güzel dokunuyorsun, bak o da sana gülümsüyor ‘’ demek kardeş ile ilgili olumlu duyguları pekiştirir.

Çocuğunuzu sevdiği bir kişiden anne baba yada hayatındaki önemli bir yetişkinden her gün özel bir zaman geçirmesini sağlayın çocuk evdeki yerinin güvende olduğunu ne kadar bilir ve sevildiğini ne kadar çok hissederse kardeş rekabeti de o kadar az problem olur.

Kardeşler arasında sevgiyi arttırın. Kardeşlerin birbirleri için yaptığı ufak ta olsa olumlu şeyleri abartın. Örn. Biri diğerinin ödevine yardım ederse ‘kardeşine yardım etmen çok olumlu bir davranış’ deyin. Birini canı yandığı zaman diğeri ona ilgi gösteriyorsa ‘ sen çok sevecen ve tatlı bir ablasın’ deyin. Biri oyunda sırasını kardeşine verirse, bu hareketi ‘kardeşinin önce yapmasına izin vermen çok güzel bir davranış’ diyerek pekiştirin. Kardeşlerin birbirlerini sevgisini göstermesi, sürprizler yapması için yönlendirebilirsiniz. Birisine bir şey vermenin heyecan verici olduğunu ve ona en uygun hediyeyi seçmenin sürpriz yapmanın ne kadar tatmin edici olduğunu vurgulayın. Çocuklarınızdan biriyle alışveriş yaparken, diğer çocuğunuzun çok hoşuna gidecek bir şey görürseniz, ‘ şu…. kardeşinin ne kadar hoşuna gider, değil mi? Ne dersin bunu alsak sen de ona sürpriz yapsan, sen kardeşinin nelerden hoşlandığını en iyi bilen kişisin’ diyebilirsiniz.

Çocuk her istediğinde kısa da olsa ona zaman ayırırsanız onun kendisine yeterince zaman ayrıldığı hissine kapılmasını sizden daha kolay ayrılmasını sağlayabilirsiniz. ‘Benimle oynar mısın?’ diye sorunca ‘evet seninle 5 dk oynayabilirim’ deyin. Saatlerinizi ayırmanız gerekmez. 4-5 dakikalık bölünmemiş bir ilgi bile çocuğu rahatlatır. Bu süre sonunda onu öpün, ‘seninle zaman geçirmek çok eğlenceliydi, ama şimdi işime dönmem lazım’ diyebilirsiniz.

Kardeşler arasındaki kavgalarda anne babalar ne yapmalı?

Kendinizi olayların dışında tutun, karışmayın, hakem olmayın! ‘kim başlattı?’ ‘ne oldu?’ soruları tehlikelidir

Problemi çözebileceklerine dair olumlu ifadeler kullanın. ‘neden devamlı kavga ediyorsunuz’ yerine ‘eminim ki kendi aranızda problemlere çözüm bulacaksınız’ demeniz daha doğrudur.

Büyük çocuğa ‘sen büyüksün idare ediver demeyin’

Küçük çocuk bunu kullanarak en ufak anlaşmazlıkta basar çığlığı ‘anne abim bana vurdu’. Genellikle küçük çocuk büyükle yarış halindedir, büyüğe gücü yetmediği için onu kızdırmaya çalışır, ezilmişlik rolüyle anne babayı çağırır. Büyük çocuğa küçüğü korumak adına kızarsak, ‘annem babam hep onu tutuyor, onun yüzünden hep azar işitiyorum’ düşüncesiyle kardeş rekabeti ve ona karşı öfkesi daha artacaktır.

Çocuklarınızı birbiriyle kıyaslamayın örnek göstermeyin. Her çocuk farklı kişilik özelliği, farklı yeteneklere sahip olabilir. ‘neden kardeşin gibi düzenli değilsin? Neden derslerini çalışmıyorsun ?’ demek çocukta düzelmeye neden olmayacağı gibi kardeş rekabetini de artırır.

Çocuklarınız sessizce oynuyorsa onları övmeyi alışkanlık haline getirin. Bu kadar güzel oynadıkları için ne kadar mutlu olduğunuzu söyleyin. Onlara vereceğiniz övgü, olumlu davranışları geliştirmede her türlü azardan daha etkilidir. Eğer çocuğunuz sizin genellikle azar yoluyla ilginizi çekiyorsa, bu olumsuz davranışlarını pekiştirecektir. Çocuklar anne babalarının ilgilerini olumlu davranışlar yaptığında çekemezse olumsuz davranışlar gösterip ilgi çekmeye çalışır. Azar da olsa çocuk için o ilgidir ve sizden gelmektedir.

Akşamları ‘Aile oyunu’ için zaman ayırın. Anne babalar bir yandan günün yorgunluğunu atmaya, bir yandan yapılması yetiştirilmesi gereken bazı işleri tamamlamaya çalışırken, çocuklar onların kesintisiz ilgisine ihtiyaç duyarlar. Birçok çocuk bilinçsizce anne babanın ilgisini çekmek için kavga eder. Tv izlemeden, başka bir işle uğraşmadan, ayıracağınız 20 dk bile, çocukların hem birbirleriyle hem de sizinle ilişkilerini kuvvetlendirecektir.

Kardeş kıskançlığı nedeniyle ne zaman uzmandan yardım almak gerekir?

Tüm bunları bilmemize rağmen uygulayamıyorsak, Çocukta kardeş doğumundan sonra davranış değişiklileri aşırı hırçınlık, çevreye zarar verme veya içine kapanma, kaka kaçırma, çiş kaçırma başlamış, okul başarısı düşmüşse çocuk ve ergen psikiyatrisinden aile danışmanlığı almanızda fayda vardır

Sağlıklı kardeş ilişkilerinde, anne babanın tutumları çok önelidir. Mutlu sağlıklı kendiyle barışık çocuklar yetiştirmeniz dileğiyle bu günkü yazımı bir öykü ile bitirmek istiyorum.

Çocuğuna zaman ayıramayan anne babalara;

Bir öğretmen sınıftaki öğrencilerine pratik bir ders vermeyi düşünür ve masanın üzerine kocaman bir kavanoz koyar. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarır, dikkatlice üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirir. Kavanozda taş parçaları için yer kalmayınca, sınıfa sorar. ‘kavanoz doldu mu?’ sınıftaki herkes ‘evet doldu’ cevabını verir. Öğretmen eğilip masanın altından bir kova küçük çakıl taşı çıkarıp kavanozun tepesine boşaltır. Sonra kavanozu eline alıp sallar. Böylece, küçük parçalar büyük parçaların sağına soluna yerleşirler… Öğretmen yeniden sorar, ‘ kavanoz doldu mu?’ işin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler, ‘ hayır, tam da dolmuş sayılmaz’ cevabını verir. Öğretmen, ‘ doğru’ diye tasdik eder onları. Sonra da, masanın altından bir kova dolusu ince kum çıkarır. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar döker. Daha sonra tekrar ‘doldu mu?’ diye sorar, öğrencilerden ‘hayır dolmadı cevabını alır. Öğretmen bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlar… kavanoz artık dolmuştur ve sıra çıkarılacak derse gelmiştir. Öğretmenin ‘Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?’ sorusuna öğrenciler şu karşılığı verir. Şu dersi çıkardık: Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz.’ Bu yabana atılır bir ders değildir. Öğrencilere ‘hayır’ dedikten sonra şunu söyler: Çıkarılması gereken asıl ders şudur: Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız, daha sonra asla koyamazsınız’.

Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup, büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?’

Hayatımızdaki en önemli şeyin çocuklarımız ailemiz olduğunu söyleriz, ama işlerimiz arasında ne kendimize ne de çocuklarımıza yeterince zaman ayıramayız. Mutlu ve sağlıklı kalmanız dileğiyle……..